Şişmanlık Psikolojisi : lida fx15 biber hapı ikibindokuz seo yar

lida fx15 biber hapı ikibindokuz seo yarışması için yazdığım yeni bir yazı ile karşınızdayım.Daha doğrusu yazıyı ben yazmadım tamamen kopy/caste :D .Şişmanlık psikolojisi.

Bu kitabın oluşması sebepleri arasında can damarı olarak değerlendirdiğim ve yaşadığımız tüm gerçekleri en yalın hali ile Vücudun Şifresi’nde insanlığa haykırarak, aşağıda acımazsızlıklarını hayretler içinde okuyacağınız, yabancısı olmadığımız acı gerçekleri, tüm yakınlarımıza okuyarak ve okutarak, bizlerin direk olarak anlatmaya cesaret edemediğimiz ve anlatamadığımız bu gerçekleri görmelerini sağlayarak, artık bundan sonra tüm sevdiklerimizi daha duyarlı ve daha insancıl olmaya davet ediyoruz…

Onlar, hep yanı başımızda, en yakınlarımız, sadakat, şefkat, sevgi dolu insanlar… Onlar, çokça özlemle dolu, aslında yaşamın yükünü daha yoğun bir yerçekimiyle taşımakta olan sevdiklerimiz…

Ama çoğunlukla farkında olmadan da gururlarını ezdiklerimiz… Yani kilolu veya kilo psikolojisini kendi içinde yaşayan en yakınlarımız, “Eşimiz, nişanlımız, sevgilimiz veya çocuklarımız “ sevdiğimiz, sevdiklerimiz…

Söyledikleri birçok şey aslında, içlerinde bastırdıklarının aksi veya içlerinden tam söyleyebildikleri değil, anlaşılamama duygusu, yaşamlarında beraberce büyüyen bir yara. Bazen anlaşılamamaktan öte, umutlarına dahi konulan Ambargolar… Yaşama dair her şeyi daha da ağırlaştırmakta!

İş yaşamları, Aile yaşamları, Özel yaşamları, hatta duygusal ve sosyal Vizyonları…

Nasıl bir yaklaşım tarzıdır, insanın bu koşullarda yaşamına dair geliştirdiği? Neler daha farklı olsun isterler? Bizler, en yakın çevrelerindekiler, onlara; yaşamlarında destek olabilecek ve sonuç alacağımız neler yapabiliyoruz?

Ya hiçbir şey yapmıyor, ya da; az ye, dikkat et kendine, patlayacaksın.. ben senin yaşındayken… gırtlağını tutsan zayıflarsın, gibi ve burada yazmaya cesaret edemediğim pek çok aşağılayıcı, onur kırıcı ve alay edilen kavramlar… vs vs vs… Aslında verecek çok örnek var ama bunlar yardımcı olmak adına masumca sevdiklerimize yakıştırdıklarımız, ancak tepki psikolojisinde gece kendi dünyasında ağlayan milyonlar yaratmaktan ve inadına daha çok tıkınır vaziyette yeme davranışı sergileyen daha da kilolu, bilinçaltı duygularla daha da çok atıştırmalar yapan topluluk yaratmaktan öte geçmiyor, iyi niyet! yaklaşımlarımız. O halde bu kitap bir aydınlanma ve bu duyguları size yaşatanlara tüm bu gerçekleri okutarak bilinçlenmelerini sağlama aracı olmalı!!!

Zayıflatmaktan çok daha öte bir anlayış sergiliyor çünkü Vücudun şifresi…

Vücudun Şifresi Kitabı, bir diyetler yığını veya sektörün basit ve standart bir uzantısı değil, amacı; Fazla kilolu insanlar’a birkaç formülü dayatmak ve sihirli sonuçlar Almak üzerine umut tacirliği yapmak da değil…

Temel yaklaşımı, sektörün tüm yanılgılarını ve bazen fırsatçı, bazen de art niyetli yansımalarını olabildiğince açık, somut ve kanıtlanabilir yaklaşımlarla aktarabilmektir.

Zayıflamanın, çoğu zaman kişinin kendi kontrolünde olmadığını, sosyal ve psikolojik yaşanan bunca gerçek varken, az ye zayıflarsın yaklaşımının kesinlikle kabul edilebilir bir anlayış olmadığını; sorunun ve çözümün kişinin kendi iradesinin dışında pek çok faktörün bir araya gelmesi ile gerçekleşebileceğini herkese anlatmak ve sosyal dayanışmayı sağlamaktır

Fakat mevcut düzenin ve sektörün bu denli onur kırıcı ve kişiliklere saldıran tutumu kadar üzücü olan; en az o kadar önemli bir yanını da vurgulamak gerekir ki,

Bu da biz ve fazla kiloluların en yakınlarının veya yakın çevresindekilerin bilinçsiz, zedeleyici tutumu ile İlgili…

Vücudun Şifresi Kitabında bir araya getirdiğimiz tüm geçek hikayeler, çok önemli bir gerçeği kendiliğinden kanıtlar halde vurgulamaya yetiyordu...

Birbirlerini tanımayan, sonuçta birbirlerinden habersiz o kadar sayıda Kilolu İnsanın nasıl oluyor da sosyal, kültürel ve Kişisel Altyapıları o kadar zengin farklıklar karşısında dahi, aynı sorunlarda kesişiyorlardı? Kesişen bu noktalar da bizlerin, en yakınlarının veya en yakın çevrelerindekilerin dikkatsiz, özensiz, kırıcı, aşağılayıcı, çoğu zaman anlayışsız, hatta duygularını olumsuz yönde kullanabilecek kadar densiz davranış biçimleri içerisinde bulunabilmemizdi!!!

Bu tutumların, herkes için tamamen genellenmemesi gerekse de, çok büyük çoğunluğumuzun bu şekilde benimsenmiş davranışlar yansıttığını kabul etmeliyiz.

Oysa bize düşen çok önemli görevlerin mevcut olduğunu, Kitabı okuyan, fazla kilo psikolojisi yaşayanların yakını olan herkese, kesinlikle tavsiye edeceğimiz önerilerimiz olmasına rağmen; kendi inisiyatifleri ile duyarlılıklarını özenle ve hassasiyetle geliştirmeleri ve üstlenmeleri zorunluluğunun gözden kaçırılmaması gerektiğidir!

Çünkü Obezite’ye bizim bakış açımız; Hastalığın kişisel çabalarla yani yalnızca bireysel değil, toplumsal bir çözüm de! beklediği yönündedir. Burada Sorumluluk paylaşımı, toplumun çekirdeği olan aile bünyesinde şekillenmesine kadar uzanmalıdır. Bu şekilde çabalar ve katılımlar, Obeziteyi; anlayışla, sabırla, özveriyle ve doğru prensiplerle sonuç alınabilir hale getirilebilir.

Hemen paralelinde önem arz eden konu, çalışma ortamlarımızda ki tutumların düzeltilmesidir. Belki daha da önemlisi, fazla kiloluların özel yaşam dünyalarında ki pozisyonumuzla; Partnerleri olarak, daha insancıl, daha duyarlı ve birlikte hareket ederek daha kolay çözümlere ulaşılmasına katkıda bulunabilmeliyiz…

Bizler; kişinin kendi kontrolü dışında, yapılan tüm telkinlerin hiçbir işe yaramadığının bilincinde olarak, özellikle bu kitabı liste veya benzer yaklaşımlardan uzak tutmaya çalıştık, Dolayısı ile Vücudun Şifresi’nde bu yüzden bir listenin olması beklenemez, Çünkü size bu güne kadar kilo aldıran kavramlar bunlardı, biz gerçekleri söylemek adına bu kitabı çıkardık. Sistemi görmeniz, ailenizde, yakın çevrenizde herkesinbu hikayelerde geçen, bizi inciten ve daha çok üzülmemize neden olup çarkın dişlisine doğru daha çok iten davranışları öğrenerek, insanlarınbirbirine nasıl örtülü hakaret ettiklerini göstererek, bunlarıönlemek ve kilolu psikolojisini herkese tüm detayları ile açıklamak için, her ailede özellikle eşlerin ve ebeveynlerin okuyarak daha duyarlı ve daha insaflı olmasını sağlamak, hadi canım iyisin deyip geçiştiren uzmanlara bunun böyle olmadığını göstermek için bu kadar içerik ve iç acıtan hikayelere yer verdik…

Lütfen kendimize gelelim, toplumsal olarak birlik ve beraberlik içinde bilinçlice artık bu kilolara bir veda etmenin kararlılığını alarak, hedefe uyumlu yaşamak adına daha çok çaba gösterelim...

Sağlıklı ve hızlı kilo verme karşıtı Tıp Uzmanları’nın

Bocaladıkları Nokta: Şişman Psikolojisi !

Bahar ayları yaklaşmaya dursun renklerle bezenmiş sayfalar dolusu ve sürekli trendi yakalamaya odaklanmış diyetler, Tıp uzmanlarının diyetleri; arada tıbbi açıklamalar ve kendilerince marifet saydıkları sihirli son cümle: Bu şekilde Ay’da 3- belki de 5 kilo verebilirsiniz ama daha sağlıklısı, haftada maksimum 1’er kilo ile yılları kapsayacak sürekli diyet önerileri! pardon Emirleri…

Üşenmedik, aynı uzmanlara tek-tek sorduk. Bu çok uzman insanların, Performans Tıbbından haberleri var mıydı?

Hayır yok!

OrthoMoleküler Tıbbi Destekler ile sağlanabilen ayrıcalıklı çalışmalardan haberdarlar mıydı?

Hayır Değiller!

Kilolu daha kötü vurgulayalım, ‘Şişman’-Psikolojisi hakkında kariyerleri boyunca ilgilenmişler mi?

O kendilerinin işi değil!

Peki, sayıları milyonları bulan ve en çok da anlaşılamamaktan muzdarip kilolularımıza dikte ettirmeye çalıştıkları nedir?

Sadece Kapris.

Obezite ile kendince ilgilenen tıp uzmanlarımızın psikolojilerine bir açıklama da biz getirelim o zaman;

Araştırma Alerjili Sendromu’na Yakalanmış En Uzmanlar!

Evet, iş yine başa düştü;

Neden uzun aylara, hatta yıllara dayanacak az ve sürekli kilo verme’nin işlerlik kazanamayacağını anlatmak. İddia edilen tarzda yapılmaya kalkışılsa bile kar ve zarar terazisinde hızlı kilo vermekle, güya Bedensel Zararlar karşısında; zamana yayarak ve yavaş kilo vermenin dayatılması sonucu göz ardı edilen Psikolojik Zararların ne kadar ağır bastığını uzmanlarımıza, Vücudun Şifresi Kitabını hediye ederek ilgili kısımları okumalarını arz edeceğiz.

Orada görecekleri şey, tamamen kendi yorumlarımızın dışında, Tüketilmiş Bedenler, Öğrenilmiş çaresizlik psikolojisi içerisinde dağılmış, oysa sağlıklı ve kesin sonuç verebilecek bir ışıltı karşısında içgüdüsel ümitlenen, buna rağmen tıp uzmanları da dahil, Sektöre inançlarını yitirmiş insanlar.

Alt başlıklarla toplamaya kalkıştığımızda ise çok hazin ve ızdırap veren tablolarla karşılaşabilmekteyiz. Yaş, Cinsiyet, Sosyal Altyapı, Ulaşılmış Kariyer ve daha farklı faktörlerle kıyasladığımızdaki sonuçlar; Boşanmaya yönelmiş ailelerden, kendini intihar düşüncelerinden dahi arındıramaz hale gelmiş genç İnsanlara, üniversite sınavlarını kazanıp da gitmekten vazgeçen gençlere. Üniversiteye başlayıp da bırakan İnsanlara, depresyon temel ağırlıklı psikolojik sıkıntılar dolayısıyla kilo artışları ile kısırdöngü yaşayanlar, evlerinden çıkmama tercihleri ile Toplumda İzole Olanlar, iş ve kariyer yaşamlarında nefer olabilecek insanlarda tükenmişlik ve ümitsizlikten, sosyal izole edilmişlik hissine kadar, bireysel ve toplumsal ciddi zedelenmelere ve zararlara varmaktadır.

Bugün çevrenize bir bakın bakalım, dışarıda cıvıl-cıvıl hava varken normal bir insan evde bir saniye bile geçirmekten nefes alamazken, neden istatistiklerde toplumun yarısına işaret eden bu rakamlardaki şişman insanlara dışarıda rastlamamaktayız, neden onları yeteri kadar sosyal ortamlarda görememekteyiz…

Teori çok basit; Çünkü şişman insanların ve kilo psikoloji yaşayan milyonların, kendini eve kapatmış olması, dışarıda duyarsız insanların aşağılamalarına, insafsız yaklaşımlarına maruz kalmamak için kendini adeta eve hapsetmiş bir toplum yaratması bu kaçınılmaz sonu hazırlamaktadır.. Kimse bu çaresizliğin farkında değil, kimsede toplumsal bir çözüm için bu gerçekleri algılamaya çabası içinde değil maalesef…

Tüm bu Gerçekleri görmezden gelmek, uzmanlık alanı ne düzeyde ve hangi alanda olursa olsun gerçekleri teğet geçmekten, sosyal sorumluluktan uzak kalmaktan ve kendini aşırı önemseyip topluma Hizmette Sınıfta kalmaktan başka bir şekilde açıklanamaz.

Bizim özellikle bireye uyumlu ve itina ile bütün ayrıntılara içtenlikle sarılmamız, araştırma kabiliyetimiz ve donanımlarımızla yoğun çalışmalar sonucu evrensel, bilimsel gerçekleri takip etmemiz, dolayısıyla sağlıklı ve somut sonuçlar almamız, farkımızı herkesin kalbinde derinleştirmektedir.

Biraz sonra “Korkutan Gerçekler” bölümünde okuyacağımız ve sizi hayrete düşürecek bu itiraf dolu yaşamları ve anlatmaya çalıştığım acı gerçekleri algılamak ve algılatmak bu kitabın asıl şifresidir… Bir formül beklentisi ve arayışı ile sayfaları karıştırarak kimse gerçek bir fayda sağlayamaz elbette, bunları uygulamak ve tekrar-tekrar altı çizili okuyarak anlamak, hedefe giden yolda ilk adım olmalıdır…

Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir, ustalar da yönetir.

Mme Jeanne Roland             

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !